KARACAOĞLAN

          KARACAOĞLAN
ein Bild

FEKELİ KARACAOĞLAN



 

         Göğce’de(Gökçeli,Göğceli)  Hicri 1015’te (1606’da) doğmuştur.Çilingiroğlu soyundandır.Asıl adı Hasan’dır.Çok esmer olduğu için O’na Karacaoğlan denmiştir.Önce babasını, dört yaşında da annesini kaybetmiştir.Gökçeli’de bulunan Karacaoðlan Mağarasında davar kışlatmıştır. Babasından sonra annesini de kaybedince köylüler O’nu Gökçe Hoca adında birine emanet etmişlerdir.Gökçe Hoca ile hiçbir akrabalık bağı yoktur. 14-15 yaşına kadar Gökçe hocanın yanında kalmıştır.Odununu taşımış,öküzünü gütmüştür.14-15 yaşına geldiğinde gönlü bir kıza düşmüştür.Ayrılıp bir yuva kurmak istemiştir. Ancak Gökçe Hoca anne-babasından kalan eşyaları vermeyince köyden ayrılmıştır.Feke çayının tek geçit verdiği yer olan Kanlıgeçit’ten geçerek Feke’yi terk etmiş,Kozan’a doğru gitmiştir.Feke’ye bir daha dönmemiştir.Ancak şiirlerinde doğduğu yerlerden,özleminden söz etmiştir.

 

                           KARACAOĞLANIN ŞİİRLERİNDE FEKE

 

                       Karac’olan idim ünüm duyuldu
                       1015’te göbek adım vuruldu
                       Edce soyumu sorarısan
                       Göğceli’den Çilingiroğlu’ydu
                       Şimdi kendim gurbet ellere düştü .
         

                       Karacaoğlan budur halim
                       Ninemeli dünya malın
                       Gökçeli’dir benim elim
                       Elimden haberin var mı

                 
                       Gökçe’den çıktım çocuktum
                       Feke’ye geldim ayıktım
                       Kozan’da sıcaktan bayıktım
                       Karacaoğlan dön obana

 

          Bu dörtlüğün 3. dizesi  “Kozan’a vardım bayıktım”, “Kozan da sıcak bayıktım” şekillerinde de söylenmektedir.


           Göğce,Gökçe,Göğceli,Gökçeli aynı yerdir.Eskiden köy iken şimdi Feke Belediyesi sınırları içerisinde bir mahalle adıdır.

 

                   Oturmuş pınara(1) kız ile gelin
                   Onlar birbirine arz eder halin
                   Boğum boğum kınalanmış ak gelin
                   Gelin hiç söylemez kız nazlı gelin
         
                   Tereviyi (2) yuyup kodular taşa
                   Daha ne gelecek sağ olan başa
                   Tülbent yağlık vurmuş şu hilal kaşa
                   Gelin hiç söylemez kız nazlı gelin
 

                   Karac’oğlan der de ya benim halim
                   Korkarım ki iller deriyor gülün
                   Gelin doğru söyle Sinekli (3)yolun
                   Gelin hiç söylemez kız nazlı gelin

 

                 1-Pınar; tereli pınardır. Gökçeli kız ve gelinleri suyu bu pınardan almaktadır.
                 2-Terevi: Feke civarında yetişen,Yenen bir çeşit  ot.
                 3-Sinekli:Gökçeli yakınlarında yer adı.Sineklidere de denmektedir.
                  

                 Gün doğanda gündüzlünün başına
                 Göğceli de Sümbüllü’nün peşine
                 Ak Dağ derler duman çöker başına
                 Kabaktepe derler şarın var dağlar.
           
          Ayrıca Karacaoğlan İlköğretim Okulu,Karacaoğlan Orman İçi Dinlenme Tesisleri,Karacaoğlan Lokantası mevcuttur.İlçede yapılan sosyal kültürel etkinlikler ve yarışmalar Karacaoğlan adıyla düzenlenmektedir. Karacaoğlan Türkü Yarışması,Karacaoğlan Ses yarışması,Karacaoğlan şiir okuma yarışması gibi.

                
                 ARAŞTIRMACILARA GÖRE DE KARACAOĞLAN FEKELÝDÝR

 

            Karacaoğlan, aşık tarzı halk şiirimizin en ünlü,en güçlü ozanı.İçinde yaşadığı  çevrenin ve insanların coşkun ,gerçekçi sesi.Türkçesindeki arılık ve durulukla,gönülden deyiş ve duyuşla çağdaş bir ozandan daha yeni gibidir.Elinde sazı,dilinde sözüyle köy köy,diyar diyar dolaşmıştır.Ankara,Kayseri,Konya,Karaman;Adana,Diyarbakır,Mardin ,Halep şehirlerini görmüş;Mısır,Suriye,Trablusgarp,Rumeli bölgelerinde dolaşmış.Ömrü gurbet ellerde geçmiştir.


                       Gök yüzünde tüten olsam
                       Yer yüzünde biten olsam
                       Al benekli keten olsam
                       Yar boynuna sarsa beni

 

Sabahleyin tan yüzüne                       Bülbül ne yatarsın bahar erişti

Sürmeler çekmiş gözüne                     Ulu sular göl olduğu zamandır

İk-elin almış yüzüne                         Kat kat oldu gül yaprağa karıştı

Güler nazlanı nazlanı                         Gene bülbül kul olduğu zamandır.

 

           Türk geleneklerine ,halk zevkine,köy yaşantısına en uygun şiirleri yazmıştır.Güzele övgü,insan sevgisi şiirlerinin özünü oluşturur.Anadolu insanın seven gönlü,söyleyen dili olmuştur.Böyle olunca da Anadolu insanı benimsemiş,bağrına basmıştır.Hemşerisi yapmaya çalışmıştır.Kendi coğrafyasını,yaşayışını bulmuştur Karacaoğlan’ın şiirlerinde.Onun doğduğu yer yoksa mezar aramıştır ona.Elif’i,Karacakızı,Döne’yi,Telli Gelin’i  görmüştür çevresinde.


Bu yüzden de edebiyat tarihçileri,araştırmacılar,üniversitelerimiz,öğrenciler halk ozanlarından en çok Karacaoğlan’ı araştırmışlardır diyebiliriz.Yaşadığı yüzyılı bulmak,doğduğu yeri bilmek,nerede öldüğünü,mezarının bulunduğu yeri  belirlemek en önemli görev sayılmıştır on yıllarca.Araştırmalar daha çok şaşırtıştır insanları..Belirsizlikler daha belirgin hale gelmiştir.Ancak bu sırada Karacaoğlan’a ait şiirler bulunmuştur.Halkımızın hikayelerde , yaşamın her anında Karacaoğlan’ı yaşattığı görülmüştür.


            Araştırmacıların Karacaoğlan’ın hayatı ile ilgili  genelde buluştukları ortak nokta Karacaoğlan’ın doğduğu yer konusudur.Çocukluk yıllarını ve ilk gençlik günlerini Feke’de geçirdiği konusunda görüş birliği oluşmaktadır.Fekelilerin iddiası da budur.Karacaoğlan soyundan geldiğini iddia eden Bekir Çilingir’in  yırtınması da bu yüzdendir.


            Karacaoğlan’ın Feke’de doğduğu,çocukluk yıllarını yaşadığı ,şiirlerinde memleketinden , Memleket özleminden söz ettiği ,söyleyişine bu coğrafyanın doğasının,kültürünün sindiği ile ilgili araştırmacıların ortaya koyduğu gerçeklerden bazılarından söz edelim.


            Ahmet Tevhit 1925 yılında yayımladığı bir yazısında Karacaoğlan  hakkında aşağıdaki bilgileri vermiştir:


            “…Varsak diyarında zuhur etmiş,fıtraten şair yaratılmış Karacaoğlan bütün Anadolu’da şöhret bulmuştur.Karacaoğlan Kozan vilayetinin Feke kazasının  Gökçe köyündendir.”(Halk Şiirleri,Türk Yurdu,1925)


          Ali Rıza Yalgın;Babalık adlı dergide ;”Karacaoğlan’ın Gökçeli’de doğduğuna  ve 1090 tarihinde vefat ettiğine ait türküler dinledim.” Demiştir.Bu sözlerine dayanak olan türkü dizelerini de dergisinde yazmıştır.
        
                                                   Gökçe idi benim yerim durağım
                                                   Yanmaz idi yanar oldu yüreğim.

                                                   Gökçe’den mi geldin ey seher yeli
                                                   Yarim Hasret pınarında gezer mi

 

           Karacaoğlan hakkında en kapsamlı,en bilimsel araştırmaları yapan,Karacaoğlan hakkında ortaya konmuş,ulaşılabilecek bütün eserleri tarayan   ve  bunları 1027 sayfalık  devasa bir  kitaba dönüştüren  Saim Sakaoğlu bu konuda şöyle demiştir.


           ”Hiçbir köy ,belde,ilçe ve ilçemiz zoraki belgelerle Karaca Oğlan’ı  sahiplenmesin;onları haklı çıkaracak bir belge henüz yoktur;bundan sonra da böyle bir belgenin bulunması da pek inandırıcı  olamayacaktır.Zorlama yorumlarla,her zaman değişebilecek yer adları ile,kullanılan kelimelerle hiçbir aşığı belli bir yere bağlayamayız.Biz ,bu düşünce ile onu bir noktaya değil,bir coğrafyaya bağlamayı uygun bulduk.Ancak görünen odur ki ,Gökçeli köyü ilk kaynaklardan beri gündemdeki yerini korumaktadır.”(Prof.Dr Saim Sakaoğlu,Karaca Oğlan, s.129)

 

            KARACAOĞLAN’IN ASIL ADI

 

             Fekeliler ve Karacaoğlan soyundan olduğunu söyleyen Çilingiroğlu ailesinin en yaşlı üyesi olan Bekir ÇİLİNGİR   Karacaoğlan’ın asıl adının Hasan  olduğunu söylemektedir.Tarihçi Cezmi Yurtsever ,nüfus kaydı araştırmasında ,Çilingiroğlu soyunda “Hasan” adının çok olduğundan söz eder.


            Tarihçi Cezmi Yurtsever’in ,Çilingiroğlu ailesinde Hasan adının çokluğundan söz etmesine rağmen,Karacaoğlan’ın adının İsmail olduğunu söylediği görülür.Yurtsever,”Sis ” adlı kitabında ve 24 Ağustos 1991 tarihli Tercüman gazetesindeki yazısnda  şöyle demiştir.


               “Karacaoğlanın kimliğini belirlemek  amacıyla 1860-1865 yılları arasında Kozan Dağında geçen olaylarla ilgili Osmanlı arşiv belgeleri ile Feke tapu defterlerinden Karacaoğlan’ın mensup olduğu Çilingiroğulları ailesinin 200 yıllık şeceresini çıkarttım.Karacaoğlan’ın mensup olduğu aile ile ilgili sağladığım bilgilere göre ünlü halk şairimizin doğum yerinin Feke ‘nin Gökçeli Köyü ,asıl adının  da İsmail olduğunu tespit ettim.”

 

            Akşehirli Ahmet Hamdi Efendi’nin bu konudaki notu şöyledir:
            “Karacaoğlan’ın ismi Hasan olup öksüz büyümüş…(…) Vechen kara yağız ve fakir çocuğu olduğu için Karacaoğlan denilip böylece anıldı..”(Saim  Sakaoğlu ,Karaca oğlan,s.112)


              Karacaoğlan hakkında en bilinen araştırmacılardan biri de Cahit Öztelli’dir.O da Karacaoğlan’ın adının Hasan olduğunu belirtmiştir.Karacaoğlan’ın  mahlasıyla birlikte bundan söz ettiği koşma dörtlüğünü delil göstermiştir.

 

                                               “Karac’oğlan Hasan adım
                                                 Güzellerde kaldı dadım

                                                Soldu gülüm ,Kur(u)du suyum
                                                Gönül çağlar şimden geri.    

ZİYARETÇİ
 
Bilgileriniz sistemimize kaydedilmektedir.
Reklam
 
MÜZİK KEYFİ...
 
 
UYARI !
 
GAZETELER
 
 
Bugün 36906 ziyaretçi (100583 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Technorati Tags:
Add to: | Technorati | Digg | del.icio.us | Yahoo | BlinkList | Spurl | reddit | Furl | TurkeyRank.Com - TurkeyRank-Pagerank Servisi